Sayfalar

Follow by Email

7 Temmuz 2011 Perşembe

Bir Fotoğrafın Ardına Bakmak

Gülümseyen iki yabancı bir insan. Birbirlerini çok iyi tanımakta fakat tanımazlıktan gelmektedirler. Ve birisi bir nükte ettiğinde diğeri bıyık altından sinsice güler. Oyun budur. Diğerlerinden zekiyiz oyunu.
Zamanın hızlı bir aktığı bir anda, yani einsein’in dediği gibi zamanın eğlenceli geçtiğinde çabuk aktığını sandığınız bir anda, fotoğraf delisi bir arkadaş diye adlandırdığınız zevat, kendinden beklenen davranışı sergiler ve deli gibi fotoğraf çekmeye başlar. Saçını başını, götünü aşını ve yemek yediği tahta masayı birbirine bağlayan tahta parçalarını bile ilginç bulup çekecektir bu zat. Ve en sonunda benim şu an gördüğüm ama sizin sadece hayal ettiğiniz iki kişinin fotoğraflarını çekecektir. Birden yan yana durdular ve fotoğraf delisi olarak adlandırdığımız arkadaş fotoğraflarını çekiverdi. Ve olan oldu. Sadece bir fotoğraf çekilmiştir. Fakat ardındaki sırrı sadece onlar biliyordur. Veyahut onlar öyle sanıyorlar, birde fotoğrafların ardına bakabilen bir ben… Kendimi övmek için söylemiyorum. Aslında ardına bakabilmek için birkaç ipucundan da faydalandım. Yanlışlıkla denk geldiğim konuşmaları, bazen birbirlerine derin derin bakmaları, çocuğun gülmesi, kızın da gülmesi… Hayır bunlar değildi tabiî ki de. Daha az bir bilgi. Ve o kadar küçük bir bilgi ki…
Resimde görünen çocuğun kaleme ihtiyacı olduğu bir gündü ve kız da hiç düşünmeden sınava girebilmesi için iyiliksever bir tavırla kalemini ona uzatmıştı. Ama o uzatış ve çocuğun kalemi alması anlatıldığı gibi basit bir olay değildi. Ben anlamıştım ve benim gibi anlayanlar da vardı. Ama bu anlayış, anlamların kelimeye dökülmesinden çok önceydi. Sadece bir anlayıştı. Orada, bir samimiyetten çok daha fazlası vardı.
Gizli bir aşk mı bilmiyorum. Veya birden çok kişinin aldanması veya birden çoğunun aldatması mı hiçbir fikrim yok. Tek bildiğim yasaksız olsaydı, bu şekilde olmayacağıydı. Muhtemelen birlikte olurlardı ama burada bir hata vardı. Olması gerekenden farklıydı. Olması gereken onlara göre olmasa da olurdu.

not: not verecek olursam 10 üzerinden 5 bir yazı benim için. Pek de beğenmiş değilim. Bazı yerlerinde o kadar sıkıldım ki düzeltmek için devamını bile okuyamadım. O yüzden imla ve anlam bakımından hatalar mevcut olabilir. Şimdiden kusura bakmayınız...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder