Merhabaaa.... gördüğünüz üzere siteme reklam alremış bulunmaktayım. Şu fakir guruhun para kazanmasını istiyorsanız reklama tıklayın. İnsan besinsiz çalışmıyor, bize ekmek yiyek ha goçlar. Amma iğrençleştim lan. Neyse tıklayın ulan, Hatta hemen alın, sonra da ÖLün...
Uzun zamandır kitap okumuyor, kendimi bilgisayar oyunlarına ve baş döndürücü sex videolarına kaptırırken buluyorum. Ve ekranın karşısında geçirdiğim onca saat, başımın dönmesine neden oluyor ve hafif bir sızının yanında ölecekmişim hissi de uyandırıyor. Neyse vakit kaybetmeden bugünkü konuma döneyim. Bugün, tren garlarının neden bir otobüs garından veya hava alanından daha romantik bir yer olduğunu araştıracağım. Daha doğrusu neden olabileceği konu hakkında fikirlerimi ortaya atacağım. Dileyen bu konuda fikirlerini benimle paylaşabilir, benimkileri çürütebilir veya onarabilir. Bu konuda okurlarımı özgür kılıyorum. Öncelikle romantik olmasının ‘tarihi’ ile bir iniltisi var mı ona göz atalım. Muhtemelen sizler, kesinlikle, diyeceksiniz. En eski ulaşım aracı trenlerdir. Ve trenler ne savaşlarda kocalarını götüren kadınların gözyaşına baktı, ne de çocukların. Hepsi bir buruk veda ile ayrıldılar o garda. Ve o garda tekrar buluşmak için sözleştiler. Evet, mümkün gibi duruyor. Evet, t...
Karşısında beni bekleyen boş bir sayfa, yazılmayı bekleyen yazılar hepsi gözümün önünde yapılmayı bekliyor. Bense hergün o boş sayfayı açar uzun uzun bakardım. İlerde yazacaklarımı hayal eder, mutlu olurdum. Kim bilir ne yüce şeyler, ne harikulade yazılar çıkaracağım diye kendi kendimi mutlu eder, hayal ettiğim dünyada yaşardım. Ve geçen gün ansızın üzüldüm. Öleceğim dedim bir gün. Ve o bir gün, yarın da olabilir. Ve tüm biriktirdiklerimi birgüne sığdırma gazabına uğramamak için dedim, başlamalı. Anlatmak zor değil ama zaman yok ise eğer, zaman yetmezse, en güzel hikayemin en güzel cümlesinde ya son bulursa nefesim, ya geriye kalırsa sonu olmayan hikayenin bölümü, asıl kahreden bu olur beni. Sonu olmayan bir roman yazmak, bana ıstıraptan da öte bir duygu verir ve okurlarımın içinde yarım kalan hüzünleri beni daha da mutsuz ederdi. Tabi eğer mutsuz olacağım bir an daha varsa, öyle olurdum. Son dakikalara bırakmayı sevdiğimden midir, her işimi son dakikasına kadar bekler öyle yaparım. Do...
Yorumlar
Yorum Gönder