Sayfalar

Follow by Email

24 Mayıs 2012 Perşembe

Ölürsem Ne Yaparım

Öldüğümü düşünmekten başka bir korku, yaşamımın son bulmasından başka bir ızdırap göremiyorum. Bugün içerisinde en büyük düşmanı olduğunu sandığı adama binlerce küfür eden kadınlar, ya öldüklerinde ne olacak diye merak ediyorum. Öylesine kaptırmışken öfkelerine ve barışın imkansız olduğunu hissettirdiklerinde ne olacak diyorum öldüklerinde ? Nefret ettiği adam öldüğünde veya kendisi toğrağın altında böcekler tarafından yenildiğinde? Zorlaştırmakta üstümüze yok şu dünya yaşamını, hem de öğreniyorken davranışlarını insanların. İnsan davranışlarını ödev edinmişken ve onu anlamaya çalışıyorken, yanı başında duran anlaşılmaz çocuğa tokat vurmak nedendir diye sormadan edemiyorum. Sen bunun okulunu okuyorken ve çocuğa vurmanın, çocuğa hakaret etmenin ve onu yok etmenin neresinde, onu anladığının beyanatını verebiliyorsun...

Şöyle çevremden birkaç alıntı yaparak konuya giriş yaptım. Muhtemelen anlamadınız veyahaut ben anlamadım. Neyse önemli değil, zaten ne kadar önemli olduğu tartışılır bir mecrada yayın hayatıma devam etmekteyim. Konunun aslına dönmek gerekirse, benim ölümden korkmama gelicek olursak ve varabildiğim bir yer de yokken aslında, bu korkunun nasıl yenileceğini düşünmekten öteye gidememiş halde bulmaktayım kendimi. Evet deli gibi korkuyorum. Ve kendimi sürekli yaşlı, işe yaramaz ve ölüm döşeğinde hayal ediyorum. Kimsesiz değilim o anlarımda ama, yine de içimde bir burukluk ve yıllardır misafir olduğum bu evde kalıp birkaç tas daha çorba içmeye istekli görüyorum kendimi. Ne yazık ki bu dileğim bir dilekten ibaret kalıyor. Kuzenim, ölümümden korkmamla ilgili, yapabileceğin bir şey yok, o zaman boşver gibi bir açıklama yaptı. Kimine göre rahatlatıcı bir açıklama olarak görülse de; "yapabileceğin hiçbir şey" kısmı bana son derece ürkütücü ve bir o kadar da derdimin derinlerine inen, asıl sebep olan gerçeğin içine sokmaktan başka bir işe yaramadı. Şimdilerde o anı da düşünüyor, ruhumu iyiden iyice sona yaklaşan bir gemiden ibaret görüyor ve ne zaman karaya vuracağımı ve asıl gerçeği öğreneceğimi görüyorum. Tanrı var mıdır, yoksa yok mudur?

Bu ilmi soru ve akabinden önce nedenselliğini düşündüğüm, Tanrı var mıdır, yok mudur sorusunun cevabı da niteliğindedir. Ki benim cevap olasılıklarımdan biri; Tanrı'nın varlığında bunu öğrenmiş olacağım fakat yokluğunu hiç bir zaman öğrenemiyecek olmam. Eğer yok ise ve ben de gerçekte yok olacağımdan ve hiçlikte olacağımdan bu gerçeğin hiç bir zaman farkında olamayacağım. Yani Tanrı eğer varsa, bunu bileceğim. Ki eğer yok ise ben de yok olacağım. Ben varsam Tanrı var, yok isem Tanrı yoktur...