Kısa bir Not
Aklıma bir şey gelmiyor, çıldırmak üzereyim. Zorunda olduğum için saçma sapan şeyler yazmak zorunda kalıyorum. Üstüne üstlük bunu gayet edebi bir şekilde yapmaya çalışıyorum. Biraz sıkıcılık katıyor sanırım. Ne yapalım, bu da öyle gayet sıkıcı, okunmaya bile değmeyecek bir yazı olsun. Zaten kimi kandırıyorum ki, basit aşk hikayelerinden başka dikkat çekici bir şey yoktur dünyada. Üstüne üstlük ben kimim ki, aynı hiyerarşide bulunduğum insanlara akıl dağıtacağım. Onların akıl alacakları saçma kanunları, televizyonları ve bilgisayarları var. Ben ise, kendime bile ait olmayan bir metrekare içerisinde yazılarını yazmaya çalışan sağduyulu bir insanım. Neyse dostlarım, bırakalım sıkıcı konuları. Kendimi aşağılarken bir yandan da yükseltmemi mazur görün. Çünkü insanlar da, aslında aşağılık yaratıklar olduklarını bildikleri halde, kendini hep yüksekte görmezler mi. Bütün bu aşağılıklarımızı sakladığımız güzel kaplar içinde, kendimizi çevremize sunmaz mıyız. Yaptığımız kötü işleri, kendi...