Sayfalar

Follow by Email

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Sami ve Göbek


Hikayemizin baş kişisi, Sami adında, ince yapılı, göbekli ve zeki bir adam. Kaşları kalın, saçları siyah, gözleri kop koyu. Sabah ezanıyla dışarı çıkar, boş boş sokaklarda gezinip durur. Merak ederseniz, namaz da kılmaz. Ezan onun için bir çalar saatten farksızdır. Duyar duymaz, yatağından kalkar, yüzüne biraz su çarpar, üstüne eşofmanlarını giyer ve çıkar. Şimdi, soracak olursanız, bu kadar yürüyen bir adam nasıl olurda göbekli olur, diye. Olur efendim, gayet de eritemediği bir göbeği vardır Sami'nin. 

Sami'nin dış görüntüsüne olan takıntısı günden güne ilerlemektedir. O da sizin gibi, göbeğini dert edinmiştir. Fakat bir yandan da savunduğu ideolojiye ters geldiğini düşünmektedir. Ne alakası var, göbekle ideolojinin diye soran gözlerle okuduğunuzu görür gibiyim. İzin verin açıklayayım dostlarım;

Efendim, kati surette savunduğumuz, bazen at gözlükleriyle saplandığımız ideolojileri, farkında olmadan çiğnemekteyizdir. (Aslında bu saplanmaya çalıştığımızdır, çünkü gerçekten bir fikre saplanmış olsak göbeğimizi dert edinmezdik.) Bir Arap şeyhinin, bir kralın veya başbakanın göbek ile herhangi bir sorunu yoktur. Onlar hayattan istediklerini zeka ile, siyasi yakınlıklarıyla veya ailevi varlıklarıyla edinebilirler. Her şeyi olan adam, bu sistem içerisinde mükemmel bir insandır. Erişilmek istenen noktadır. O adam için göbekli olmak bir şey ifade etmez. Varsın olsun, yine alacaktır alacağını.

Fakat sizin ve benim gibi, orta direk ve aşağısı insanların hayatta arzuladıkları zevkler vardır. Olması gerekeni bildiğimizden, ona ulaşmaya çalışırız. O yüzden kendimizi, arzuladığımız şeye beğendirmek isteriz. İdeal insan olmaya çaba gösteririz.

Fakat gelin görün ki, Sami ideolojik bakımdan dış görünüşün aldatıcı bir unsur olduğunu düşünen, eşitliğe yatkın bir adamdı. Fakat onun göbeğini umursaması ideolojisiyle tamamen zıtlaşmaktaydı. Şu açıdan da bakarsak, zaten eşit olmayan bir duruma eşitlik getirmek için de göbeğini eritmeyi düşlüyor olabilirdi.

Şu an vazgeçtim. Tamamıyla bu fikirden vazgeçmiş değilim. Kralların da göbeğini umursadığını düşünüyorum. Çünkü çoğu insan kendi sosyal tabakasındaki insanları etkilemeye çalışır. Alt tabakayı etkileme gibi bir dertleri yoktur. Orta tabakanın da, kendi grubunu ve üst grubunu da etkilemeye çalışmasını söylemeye gerek yok sanırım. En alt kesim de, keza tüm örneklerde olduğu gibi tüm hiyerarşiyi etkileme çabasına girişmiştir.

Neyse, konudan bir kitap dolusu fikir üretilebileceğini kanıtladım sanıyorum. Sonuç olarak, göbeği eritmek, göbekten nefret etmek tamamıyla hakim olan, halkın maruz kaldığı ideolojiyle alakalıdır. Eğer Sami'yi merak ettiyseniz, söyleyeyim. Sami !

Sami !

Sami !

1 yorum: